Yurt dışında 5 milyondan fazla Türk vatandaşı bulunuyor. Bu sayının ne kadarının çalıştığını söylemek güç. Ancak büyük oranda vatandaşımızın çalıştığını kestirmek güç değil. Çünkü genel olarak yurt dışında bulunma amacı; hayat standartlarını yükseltmek, daha fazla gelir elde etmek ve kariyer hedeflerine ulaşmak olarak sıralanabilir. Yurt dışında bulunanların sayısı bu denli çok olunca, çalışma hayatına ilişkin sorunlar da bir o kadar artıyor.

Yurt dışında çalışan ya da çalışması sona erip Türkiye’ye dönen vatandaşlarımızın öncelikli konuları arasında yurt dışı çalışma süreleri ile hangi hakları elde edebilecekleri geliyor. Nitekim genelinde çalışma süreleri çok uzun olduğu için sosyal güvenlik hakları da doğrudan etkilenmektedir. Peki, yurt dışı süreleri gurbetçilerimize ne haklar getiriyor?

1-Kimler yurt dışı borçlanma yapabilir?

Geçici görevlendirmeler dışında yurt dışı borçlanma yapılarak, çalışılan günlerin sigortalı hizmetine katılması olanaklı. Yurt dışına yapılan geçici görevlendirmelerde; sigortalı bildirimi Türkiye’deki işyeri tarafından yapılmaya devam edileceği için aynı döneme ikinci bir kez borçlanma yapma olanağı da olmayacaktır.

Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi olsun veya olmasın yurt dışında çalışan Türk vatandaşları, yabancı ülkede geçen hizmetlerini Türkiye’de geçmiş hizmete saydırmak için borçlanabileceklerdir. Çifte vatandaşlık statüsüne sahip gurbetçiler de aynı koşullarla yurt dışı borçlanmadan yararlanabilecektirler.

2-Çalışma sürelerinin yurt dışı borçlanma yoluyla kazanılması için hangi şartlar sağlanmalı?

*Borçlanma anında Türk vatandaşı olmak ya da doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni ile Türk vatandaşlığından çıkmak,

*Yurtdışı sürelerini belgelendirmek,

*Son olarak yazılı talep olarak sıralanabilir.

3-Yurt dışı borçlanma yapılarak kazanılan çalışma süreleri ne sağlar?

3201 sayılı yasa gereği yurt dışında çalışan Türk vatandaşları yurt dışı hizmet sürelerini borçlanarak hizmet kazanma yoluna gidebilirler. Söz konusu borçlanılarak kazanılan süreler, emeklilik koşullarının sağlanmasında değerlendirilecektir. Böylece bu süreler, sosyal güvenlik mevzuatına göre; emeklilik, malullük ve ölüm durumda aranan koşullarının sağlanmasında kullanılacaktır. Örneğin emekli aylığı bağlamak için sigortalının tamamlaması gereken prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık sürelerinin yerine getirilmesinde rol oynayacaktır. Yurt dışı çalışmalar, borçlanıldıktan sonra; Türkiye’de bildirilmiş hizmet gibi uzun vadeli sigorta kollarından yararlanmayı sağlayacaktır. Bu yolla, Türkiye’den normal emeklilik koşulları yerine getirilerek emekli olunabilecektir.

4-Yurt dışındaki hangi süreler borçlanılabilir?

Borçlanma yapılabilecek süreler; yurt dışında geçen sigortalılık süreleri, sigortalılık süresi içinde veya sonunda bir yıla kadar işsizlik süreleri, ev kadını olarak geçen süreler olarak sıralanabilir.

Diğer taraftan hangi süreler borçlanılamaz diye bakarsak; 18 yaşın altındaki sürelerin yurt dışı borçlanma yoluyla kazanılmasına olanak bulunmamaktadır. Yine işsizlik süresinde Türkiye’de bulunulan süreler borçlanılamamaktadır.

5-Yurt dışı borçlanmanın emekliliğe etkisi nedir?

Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülecektir. Ancak her ülkedeki çalışma için bunu söyleyemeyiz. Sadece ikili sosyal güvenlik sözleşmesinde hüküm olan ülkelerde çalışanlar için bu olanak bulunmaktadır.

Örneğin; Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre Türk sigortasına girişinden önce Almanya sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel düzenleme bulunduğu için ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak esas alınacaktır.

Diğer taraftan yapılacak yurt dışı borçlanma süreleri; emeklilik koşulları olan prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süreleri üzerinde de etkilidir. Burada dikkat edilmesi gereken; borçlanılan yurt dışı sürelerinin, 4/b (Bağ-Kur) sigortalılık statüsünde kabul edileceğidir. Bu durumda, borçlanılacak sürenin uzunluğu; sigortalının 4/b (Bağ-Kur) emeklilik koşullarına tabi olmasını da beraberinde getirebilecektir. 4/b (Bağ-Kur) emeklilik koşulları genel olarak tercih edilmiyor. Bunun nedenleri 4/a (SSK) emeklilik koşullarına göre daha güç koşullar istemesi ve daha düşük emeklilik aylığı.

Son yedi yılda hangi sigortalılık statüsünden prim ödeme gün sayısı fazla ise o sigortalılık statüsüne göre emekli olunabiliyor. Dolayısıyla son yedi yılı etkileyen 1.260 günden daha fazla yapılacak bir yurt dışı borçlanma, sigortalıyı Bağ-Kur emeklilik koşullarına taşıyacaktır.

Sigortalı, serbestçe yurt dışı borçlanma günlük tutarını alt sınır ve üst sınır arasında belirleyebilmektedir. Yapacağı seçimin de yurt dışı borçlanma sonrası bağlanacak aylığa önemli etkisi olabileceğini belirtmekte fayda var.

6-Sadece yurt dışı çalışma süreleri ile kısmi aylık (sözleşme aylığı) alınabilir?

Türkiye ile yurt dışı çalışma süresi bulunan ülke arasındaki ikili sosyal güvenlik sözleşmesine göre yanıtlanması gereken bir soru. İkili sosyal güvenlik sözleşmesi çerçevesinde:

Her iki ülkede birden çalışan sigortalının şayet ülkelerden birindeki prim gün sayısı, aylığa hak kazanmayı sağlamıyorsa; bu ülke sadece kendinde geçen sürelerde ödenen prim gün sayılarına göre aylık bağlar. Aylığı bağlayan ülke diğer ülkedeki sigortalılık sürelerini sadece emeklilik koşullarının sağlanmasında kullanılır. Bunun anlamı; sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarının yerine gelmesinde ya da yaş koşulunun belirlenmesinde değerlendirilir. Diğer bir ifade ile diğer ülke çalışmaları ya da diğer ülkeye ödenen primler; kısmi aylık hesabında kullanılmayacaktır.

Halil Kağan ÖYKEN

Sorularınız için e-posta adresi: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

Hakkımızda

 ö z d o ğ r u l a r, Adana da 18.08.1988 tarihinde kurularak, Mali Müşavirlik faaliyetine başlamıştır. 

Sektöründe en iyi olma duygusu ile personeline "Kalite" bilincini yerleştirmeyi, Kalite Yönetim Sistemini sürekli iyileştirmeyi, müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı, amaç edinerek, 2003 Yılında, alanında Türkiye' de ilk olarak ISO 9001: 2000 Belgesi almıştır.

 

Mali Takvim

Öne Çıkanlar

  • İnşaat Demiri İzleme Sistemi "İDİS" Stok Beyanı Hakkında Önemli Duyuru Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü (İDİS) Sistemi üzerinden yapılan…
  • TTK’ya Göre Limited Şirketlerde Tasfiye ve Tasfiye Edilen Şirketin Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu Giriş Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel…
  • Kadın İşçiyi İşe Alan İşverene Yirmi Beş Bin Liraya Kadar Destek İŞKUR tarafından istihdamın korunmasına ve artırılmasına yardımcı olmak amacıyla aktif…
Top