Ölen Kişinin Aylığını Bankamatikten Çekenlerin Sgk Ve Yargı Kararlarına Göre Durumları

I- GİRİŞ

Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan bağlanan gelir ve aylıklar azda olsa sürekli bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle, birçok vatandaşımız bu şekilde sürekli bir kazanca sahip olmak için büyük çaba sarf etmekte, bağlanan aylığın kesilmemesi için de gerekirse her türlü mücadeleyi yapmaktadır.

Bağlanan emekli aylığının kesilmesini istememek, aylığı alan kişiler ve hak sahiplerinin doğal arzusu ve yasal hakkıdır. Ancak, ülkemizde bazı kişiler vardır ki bunlar SGK’dan aylık alan kişiler vefat ettiklerinde, ölen kişilerin aylıklarını bankamatikten çekmeye haksız ve yersiz olarak devam etmektedirler. www.ozdogrular.com

Bu makale çalışmamızda, ölen kişilerin banka hesaplarına SGK tarafından yatırılan aylıkların hangi durumlarda geride kalan yakınlarınca bankamatikten çekilebileceğini ve hak edilmediği halde aylarca veya yıllarca bankamatikten ölen kişilerin maaşlarını çekenlerle ilgili olarak SGK ve yargı mercilerince hangi yaptırımların uygulanacağını açıklamaya çalışacağız. www.ozdogrular.com

II- SGK’DAN ALINAN GELİR VE AYLIKLARIN ÖDENME DÖNEMLERİ

12.05.2010 tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 69. maddesinde; “Sigortalıya ve hak sahiplerine bağlanan gelir ve aylıklar, Kurumca belirlenen dönem ve tarihlerde her ay peşin olarak ödenir. Ödeme günü cumartesi gününe rastlayan grubun ödemesi cuma, pazar gününe rastlayan grubun ödemesi pazartesi günkü grup ile birleştirilerek yapılır… Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen nedenlerle ödeme günü öne alınanlar ile durum değişikliği veya ölüm hâlinde sigortalı ve hak sahiplerine durum değişikliği veya ölüm tarihine ait Kanunda belirtilen ödeme döneminde peşin ödenen gelir ve aylıklar geri alınmaz.” hükümleri bulunmaktadır. www.ozdogrular.com

Yönetmelik hükümlerinde geçen “dönem” ibaresi, SGK tarafından belirlenen aylık ödeme dönemini ifade etmektedir. SGK’nın 2011/58 sayılı Genelgesi’nin “1.6” başlıklı bölümüne göre, 4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılıklarından dolayı SGK’dan emekli olanlara veya bunların hak sahiplerine bağlanan gelir ve aylıklar, SGK tarafından belirlenen dönem ve tarihlerde her ay “peşin olarak” ödenmektedir. 2011/58 sayılı SGK Genelgesi’nin “1.4.” başlıklı bölümüne göre,4/1-a (SSK) kapsamındaki gelir ve aylıklar her ayın 17 ila 26’sında, 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamındaki gelir ve aylıklar her ayın 25 ila 28’inde ödenmektedir. www.ozdogrular.com

Buna göre; 4/1-a (SSK) kapsamında gelir ve aylık alıp da, tahsis numarasının son rakamı tek olanlardan; 9 olanlar her ayın 17’sinde, 7 olanlar her ayın 18’inde, 5 olanlar her ayın 19’unda, 3 olanlar her ayın 20’sinde, 1 olanlar her ayın 21’inde, tahsis numarasının son rakamı çift olanlardan; 8 olanlar her ayın 22’sinde, 6 olanlar her ayın 23’ünde, 4 olanlar her ayın 24’ünde, 2 olanlar her ayın 25’inde, 0 olanlar her ayın 26’sında, gelir ve aylık alırlar. 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamındaki gelir ve aylık alıp da tahsis numarasının son rakamı; 0 ve 2 olanlar her ayın 28’inde, 1 ve 3 olanlar her ayın 26’sında, 4, 6 ve 8 olanlar her ayın 27’sinde, 5, 7 ve 9 olanlar her ayın 25’inde, gelir ve aylık alırlar.

III- ÖLEN EMEKLİNİN BANKAYA YATAN AYLIĞININ ÇEKİLEBİLECEĞİ VEYA ÇEKİLEMEYECEĞİ DURUMLAR

SGK’dan aylık alırken ölen kişi, yaşlılık ve malullük aylığı alırken vefat eden bir kişi olabileceği gibi, ölüm (dul ve yetim aylığı) aylığı alırken vefat eden bir kişi de olabilir. SGK’nın 2011/58 sayılı Genelgesi’nin “6.1.1” başlıklı bölümünde; yaşlılık aylığının aylığı sona erdiren sebeplerin bulunması halinde; “takip eden ödeme dönemi itibariyle yaşlılık aylığı kesilecektir.” ibaresi bulunmaktadır. SGK’nın 2011/58 sayılı Genelgesi’nin “9.1.1” başlıklı bölümünde ise; “Sigortalının dul eşi evlendiğinde, bağlanmış bulunan ölüm aylığı evlenme tarihini takip eden dönem başından itibaren kesilecektir.” ifadesi bulunmaktadır.

Yukarıda metni verilen Genelge hükümlerinden anlaşılacağı üzere, SGK’dan alınan emekli aylıklarında bir aylık (30 günlük) emekli aylığı ifadesi, her ayın biri ila 30’u arasındaki zaman dilimini ifade etmemektedir. Emekli aylıklarında bir aylık dönem; emekli kişinin tahsis rakamının son numarasına göre bankadan çektiği maaşının tarihi ile bu tarihten bir ay sonraki aylığı çekeceği tarih arasında kalan devreyi ifade etmektedir. www.ozdogrular.com

SGK tarafından banka hesaplarına yatırılan emekli aylığının ölüm durumlarında banka hesaplarından çekilip çekilemeyeceği 2011/58 sayılı Genelge hükümlerine göre şu şekilde belirlenmektedir. Şöyle ki; eğer aylık alan kişinin aylıktan çıkmasını gerektiren ölüm tarihi aylık alma tarihinden önce ise, bankaya yatırılan paranın alınmaması gerekir. Eğer kişinin aylıktan çıkmasını gerektiren ölüm tarihi aylık alma tarihinden sonra ise, bankaya yatırılan para, yani aylık alınıp kullanılabilir.

Örneğin; Ali amca, Bağ-Kur (4/b) emeklisidir. Ali amcanın emekli tahsis numarasının son rakamı 5 olup, emekli aylığını her ayın 25’inde bankadan almaktadır. Ali amca, 2010 yılı Eylül dönemine ait aylığını 25.09.2010’da bankadan çekmiş, 20.10.2010’da vefat etmiştir. Ali amca’nın oğlu 25.10.2010’da babasına ait bankamatikle bankaya gidince, babasının emekli aylığının hesaba yattığını görmüş ve bu aylığı çekerek kullanmıştır. Ali amcanın oğlunun 25.10.2010’da çektiği aylık hak edilen bir aylık olmayıp, 2010 yılı Ekim ayı dönemine ait bir aylıktır. Çünkü, Ali amca, 20.10.2010’da vefat etmiştir. www.ozdogrular.com

IV- ÖLEN KİŞİNİN AYLIĞINI BANKAMATİKTEN ÇEKENLERİN SGK VE YARGI KARARLARINA GÖRE DURUMLARI

Günümüz SGK uygulamalarına göre, SGK’dan aylık veya gelir alırken ölen kişilerin nüfus kütüğünde ölüm kayıtları düşülse bile, ölenin yakınları tarafından ölüm durumu SGK’ya bildirilmediği sürece, ölen kişinin banka maaş hesabına SGK tarafından aylık yatırılmaya devam edilmektedir. Yani, ölüm nedeniyle nüfus kütüğünden düşürülen kişinin durumu SGK bilgi işlem sistemleri tarafından otomatikman algılanıp, bankaya yatan maaş veya gelir sonlandırılmamaktadır. SGK elektronik bilgi işlem sisteminin bu açığı yüzünden, birçok kişi ölen emeklinin bankaya yatan maaşını çekmeye haksız ve hukuksuz bir şekilde devam etmektedir. www.ozdogrular.com

Sosyal Güvenlik Kurumu ise, ölen kişinin haksız ve yersiz bir şekilde bankadan veya bankamatikten çekilen parasını, sorumlulardan yasal faiziyle birlikte tahsil etmekte ve haklarında savcılıklara suç duyurusunda bulunmaktadır.

Ölen kişinin maaşının yersiz ve haksız bir şekilde banka hesaplarından çekildiği gerekçesiyle SGK’nın yasal takibat başlattığı kişiler, SGK’nın bu yasal takibinden kurtulmak için iş mahkemelerine dava açmışlardır. Ölen kişinin banka hesaplarından bankamatikle çekilen emekli aylıklarının kim veya kimlerden geri tahsil edilmesi gerektiği, bu usulsüz işlemin sorumlularının kimler olduğu ve bu konuya ilişkin diğer hususlar Yargıtay kararlarında açıklanmıştır. www.ozdogrular.com

Okurlarımıza örnek olması açısından bu konuda alınmış Yargıtay karar örneklerinden bir kaçının özeti aşağıda sunulmuştur.

“Sosyal Sigortalar Kurumundan aylık almakta iken ölen sigortalının ölümünden sonraki tarihlerde de aylıklarının yaşıyormuş gibi bankamatikten çekilmeye devam edildiği, Kurumun iş bu dava ile, aylıkların sigortalının çocukları olan davalılar tarafından çekildiği iddiasıyla çekilen aylıkların davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği görülmektedir. Gerçekten aylıkların bankamatik yoluyla çekildiği anlaşıldığından kimin tarafından çekildiğine ilişkin somut bir delilin bulunamadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi müddei iddiasını ispatla yükümlüdür… Öncelikle somut olayda ispat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesinde hukuksal zorunluluk vardır. Doğal olarak bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirasçılarının eline geçmesi asıldır. Bu durumda davada ispat yükünün davalıya ait olduğunda kuşkuya düşülmemelidir. O nedenle davalının, annesine ait bankamatik kartına sahip olmadığını inandırıcı delillerle ispat etmesi gerekir. Örneğin davalı annesiyle birlikte oturuyorsa ve bankamatik kartının bir başkasının elinde olduğunu kanıtlayamamış ise aylıkların kendisi tarafından çekildiği kabul edilmelidir. Ancak açıklanan doğrultuda davalıdan delilleri sorulup toplanmadan sadece mirasçılık sıfatına dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kuşkusuz muris sigortalının ölümünden sonra tahakkuk eden aylığı terekeye dahil bir mal olmadığından mirasçıların halefiyet yoluyla müteselsilen sorumlu oldukları ilkesinin bu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.”([1])

“Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan aylık almakta iken ölen sigortalının ölümünden sonraki tarihlerde de aylıklarının bankamatikten çekilmeye devam edilmesi nedeniyle, aylıkların sigortalının mirasçısı olan davalılardan tahsili istemine yönelik olup, ‘Davalılar bankamatik kartının kimde olduğunu bilmediklerini ifade etmişler ise de bu beyanları inandırıcı bulunmamıştır, zira muris olarak başkasının kullandığı düşünülemez,’ gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. …Doğal olarak bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirasçılarının eline geçmesi asıldır. Bu durumda davada ispat yükünün ölümünden önce sigortalıyla birlikte oturan kişiye ait olduğunda kuşkuya düşülmemelidir. O nedenle davalılardan sigortalının sağlığında bu konumda yaşamış olan mirasçının tespitiyle,  sigortalıya ait bankamatik kartına sahip olmadığını inandırıcı delillerle kanıtlamasına olanak verilerek, diğer davalılar yönünden de açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak inceleme ve araştırmayla bir sonuca varılması gereği ortadayken, açıklanan doğrultuda davalılardan delilleri sorulup toplanmadan sadece mirasçılık sıfatına dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırıdır. …BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.”([2]) www.ozdogrular.com

Yargıtay kararlarından anlaşılacağı üzere, ölen kişinin bankamatikten çekilen maaşının sorumlusu olarak, aynı yerde ikamet eden murisler veya yakınları gösterilmektedir. Eğer bu kişiler, bankamatikten maaşı çekmediklerini somut olarak mahkemeye kanıtlayamazlarsa, maaşı bu kişilerin çekerek kullandıklarına karar verilmekte ve bankamatikten çekilen tutarlar bunlardan tahsil edilmektedir.

V- SONUÇ

SGK’dan aylık alan kişinin ölüm tarihi aylığın her ay bankaya yatırılış tarihinden sonra ise, bankaya yatırılan son aylık bankamatikten ölenin yakınlarınca alınıp kullanılabilir. Aksi takdirde kullanılamaz. Bu son aylık alma durumunun dışında, yersiz ve usulsüz olarak, ya emeklinin ölüm kaydı nüfus kütüğüne düşülmeden, ya da emeklinin ölüm kaydı nüfus kütüğüne düşülüp, emeklinin öldüğü SGK’ya bildirilmeden, SGK’dan haksız ve yersiz olarak bankamatikten ölünün emekli maaşı çekilebilmektedir.

Ölünün maaşının bankamatikten çekildiği SGK tarafından tespit edilirse, çekilen aylıklar yasal faiziyle aylığı kimin çektiği tespit edilebilen kişiden alınmaktadır. Aylığın kimin tarafından çekildiği kanıtlanamayan durumlarda ise, konu yargıya intikal etmektedir. Yargıtay bu tür durumlarda, aylığı bankamatikten çekenlerin ölenle sağlığında birlikte yaşayan kişileri -aksi ispat olunmazsa- sorumlu tutmaktadır. www.ozdogrular.com

Bizim bu konuda tavsiyemiz; nüfus kütüğünde ölüm kaydı düşen kişileri, SGK bilgi işlem sistemi otomatikman algılayıp, bu kişilerin emekli maaşları sistem tarafından kendiliğinden durdurulursa, bu konuda yaşanan suiistimallerin önüne geçilmiş olunacağıdır.

Derda AKCAN*

E- Yaklaşım


(*)       SGK Uzmanı

([1])            Yrg. 10. HD.’nin, 20.10.2009 tarih ve E: 2009/8955, K: 2009/15860 sayılı Kararı.

([2])            Yrg. 10. HD.’nin, 21.10.2003 tarih veE: 2003/7846, K: 2003/7286 sayılı Kararı.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yukarıda yer verilen açıklamalar, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Özdoğrular smmm ltd. şti./ www.ozdogrular.com, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.

Hakkımızda

 ö z d o ğ r u l a r, Adana da 18.08.1988 tarihinde kurularak, Mali Müşavirlik faaliyetine başlamıştır. 

Sektöründe en iyi olma duygusu ile personeline "Kalite" bilincini yerleştirmeyi, Kalite Yönetim Sistemini sürekli iyileştirmeyi, müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı, amaç edinerek, 2003 Yılında, alanında Türkiye' de ilk olarak ISO 9001: 2000 Belgesi almıştır.

 

Mali Takvim

Öne Çıkanlar

  • Anonim Şirket Nasıl Kurulur? Anonim şirket; sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı…
  • Kişisel Verilerin "Açık Rıza" Olmadan İşlenme Şartları Kişisel verilerin işlenmesi, Kanunun 3. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre; kişisel…
  • Anonim Şirkette İmtiyazlı Pay Sahiplerinin Onayını Gerektirmeyen Kararlar İmtiyazlı pay sahiplerinin onayını gerektirmeyen halleri ortaya koyabilmek için, öncelikle hangi…

Duyurular

Top