Tek Ortaklı Limited Şirketlerde Bu Ortağın Müdür Olarak Atanma Zorunluluğu

I- GİRİŞ

Limited şirket, bir veya daha çok gerçek ya da tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulan, esas sermayesi belirli ve bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşan bir sermaye şirketidir. Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlamak ve günün ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda(1) (TTK), anonim şirketlerde olduğu gibi limited şirketlerin de tek ortaklı olarak kurulabilmesine imkân sağlanmıştır. Bu sayede yerli ve yabancı şirketler, sırf mevzuatta öngörülen asgari ortak sayısı yükümlülüğünü yerine getirme ve öğretide “saman adam” şeklinde tarif edilen şirketle ilgisi olmayan kişileri ortak yapma zorunluluğundan kurtulmuştur(2).

TTK’ya göre limited şirketlerin organları, genel kurul ve müdürlerdir. Limited şirketlerin yönetim ve temsil organı olan müdürler, kuruluşta şirket sözleşmesiyle, kuruluştan sonra ise genel kurulca, ortaklar veya  ortak olmayan  üçüncü kişiler arasından atanırlar. Müdürler, Kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidir.

Hem tek ortaklı hem de çok ortaklı limited şirketlerin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Anılan sözleşme ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. Ancak, Kanun koyucu, en azından bir ortağın, şirketin yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip olmasını şart koşmuştur. Bu durumda, tek ortaklı limited şirketlerde, söz konusu şartın ne şekilde uygulanacağı gündeme gelmektedir.

İşte bu çalışmada, tek ortaklı limited şirketlerde bu ortağın müdür olarak atanma zorunluluğu hususu tüm yönleriyle ele alınmış ve açıklanmıştır.

II- TEK ORTAKLI LİMİTED ŞİRKET

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda(3) (ETTK) limited şirketlerin asgari iki kişi tarafından kurulabilmesi şartı, TTK’da terk edilmiş ve kurucular için asgari bir sayı(4) öngörülmemiştir. TTK’nın 573/1. maddesinde yer alan “Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur.” hükmü gereğince, bir limited şirket tek ortaklı olarak kurulabileceği gibi, sonradan tek ortaklı hale de gelebilir. Tek ortağın, gerçek kişi olmasının yanında tüzel kişi olması da mümkündür.

Şirketin ortak sayısı sonradan bire düşerse bu durum, sonucu doğuran işlem tarihinden itibaren yedi gün içinde müdüre/müdürlere yazıyla bildirilir. Müdür, bildirimin alınması tarihinden başlayarak yedinci günün sonuna kadar, şirketin tek ortaklı olduğunu, bu ortağın adını, yerleşim yerini ve vatandaşlığını tescil ve ilan ettirir, aksi halde doğacak zarardan sorumlu olurlar. Aynı yükümlülük, şirketin bir ortakla kurulduğu hallerde de geçerlidir. Ancak, belirtelim ki, limited şirket, tek ortağının kendisinin olacağı bir şirkete dönüşeceği sonucunu doğuracak şekilde esas sermaye payını iktisap edemez (TTK madde 574).

III- TTK’YA GÖRE LİMİTED ŞİRKETLERİN YÖNETİM VE TEMSİL USULÜ

ETTK’ya göre limited şirketlerde, şirket sözleşmesi veya ortaklar genel kurulu kararı ile müdür tayin edilmemesi durumunda, kurucu ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirketin yönetimi ve temsili ile yetkili ve yükümlü olmaktaydı. Müdürlük sıfatının kanunen kazanıldığı bu durum doktrinde “özden organ ilkesi” olarak isimlendirilmektedir. Söz konusu ilke kapsamında, tüm ortaklar, şirketi birlikte yönetmekte, dolayısıyla şirketin yönetimi ve temsili ortaklar için hem hak hem yüküm niteliği taşımaktaydı. Ancak, özden organ ilkesi yönetim hakkını tüm ortaklara kanunen verdiği için gerektiğinde kendiliğinden işler hale gelmekte ve ortakları beklemedikleri güçlüklerle karşı karşıya bırakmaktaydı. Ayrıca, özden organ ilkesi, limited şirketleri sermaye şirketlerinden uzaklaştırmış, buna karşılık şahıs şirketine ve hatta adi şirkete yaklaştırmıştı. Bu sebeple, bahsi geçen ilke doktrinde oldukça eleştirilmiş ve bunun yerine özellikle yönetimin yetkin kişilerden ve profesyonellerden oluşmasının gereksinimlere daha iyi cevap vereceği ifade edilmiştir. Getirilen eleştiriler de dikkate alınarak TTK’da, “özden organ ilkesi” terk edilmiş ve bunun yerine “seçilmiş yönetim ilkesi” benimsenmiştir(5).

Bu çerçevede, anılan Kanun’un 623/1. maddesinde; Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm bağlamında limited şirketlerin yönetim ve temsili, ortaklar açısından artık bir yükümlülük değildir. Müdürlerin ortak olması şart olmadığından, ortaklar yanında,  dışarıdan üçüncü bir kişi de müdür olarak atanabilir.

IV- ŞİRKETİN TEK ORTAĞININ MÜDÜR OLARAK ATANMASI

TTK’da özden organ ilkesinden vazgeçilmiş olmakla birlikte, şirketin yönetim ve temsilinin tamamen üçüncü kişilere bırakılması uygun görülmemiştir. Keza TTK’nın 623. maddesinde, en azından bir ortağın müdür sıfatını taşıması ve şirketin yönetim ve temsil yetkisine sahip olması öngörülmüştür. Dolayısıyla, Kanun koyucu, her ne kadar yönetim ve temsil yetkisinin üçüncü bir kişiye bırakılmasına izin vermişse de, bu yetkilerin tamamen ortak dışı üçüncü kişilere verilmesine rıza göstermemiştir. Böylelikle şirketin temsilinin bütünüyle üçüncü kişilere devri önlenmiştir. Başka bir anlatımla, limited şirketlerde, ortak yahut ortaklardan biri müdür olarak atanmadan üçüncü bir kişi müdür olarak görevlendirilemez ve şirketin idaresi ortak olmayan müdürlere tamamen bırakılamaz. Bu takdirde, en az bir ortağın mutlaka müdür olması gerekmektedir.

Söz konusu açıklamalar kapsamında, birden fazla ortağı bulunan limited şirketlerde, tüm ortaklar müdür olarak atanabileceği gibi bunlardan biri de müdür olarak atanabilir. Bu halde, Kanun’un amir hükmü yerine getirilmiş olur. Peki, bu durumda tek ortaklı limited şirketlerde, tek ortak müdür olarak atanmak zorunda mıdır? TEKİNALP, tek ortaklı limited şirketlerde ortağın müdür olması veya müdürlerden biri olma zorunluluğunun bulunmadığını ifade ederek en az bir ortağın müdür olması kuralının tek kişi ortaklıklarda geçerli olmadığını belirtmektedir(6). Ancak, TTK’nın 623. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.” hükmüne ilişkin Kanun koyucu, tek ortaklı limited şirketler veya başka unsurlar bakımından bir istisna getirmemiştir. Öğretide(7) de, anılan hükümle genel bir kural getirildiği, bu kuralın tek ortaklı limited şirketler için de geçerli olduğu, aksi durumdan bahsedebilmek için tek ortaklı limited şirketler bakımından bir istisna hükmünün öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Önemle belirtelim ki, uygulama ve özellikle Ticaret Sicil Müdürlüklerinin uygulaması(8) bu yöndedir. O halde, mezkûr hükmün, tek ortaklı limited şirketler için de aynen geçerli olduğu değerlendirilmektedir.

Bu doğrultuda, tek ortaklı limited şirketlerde bu ortak dışında başka bir ortak bulunmadığından, tek ortağın mutlak surette yönetim ve temsil yetkisini haiz müdür olarak atanması gerekir. Başka bir deyişle, tek ortaklı limited şirketlerde bu tek ortağın şirketin müdürü olması ve şirket yönetiminde bulunması şarttır. Ancak, hemen belirtelim ki, tek ortaklı bir limited şirkette, her durumda tek bir müdürün bulunması gerekmemektedir. Tek ortaklı olmasına rağmen, limited şirketin birden çok müdürden oluşan bir müdürler kurulu bulunabilir. Dolayısıyla, tek kişilik limited şirkette birden fazla kişi müdür olarak atanabilir. O halde, tek ortağın müdür olarak atanmasıyla eş zamanlı olarak yahut daha sonraki bir dönemde bir ya da birden fazla üçüncü kişi müdür olarak atanabilir(9). Lakin tekrar vurgulamak gerekirse, tek ortak müdür olarak atanmadıkça, üçüncü kişiye müdürlük görevi verilemez.

Bununla birlikte, tek ortak müdür olmak istemiyorsa bir seçenek olarak, payların tamamına sahip olan ortak, dışarıdan müdür atadığı kişiye sembolik de olsa bir pay vererek o kişinin müdür olarak atanmasını sağlayabilir. Ancak bu durumda şirket tek ortaklı değil, iki ortaklı olacaktır(10).

Yeri gelmişken belirtelim ki, limited şirketi tek ortağın temsile yetkili olması ya da şirkete birden fazla temsilcinin getirilmiş olması halinde, bunlardan yalnızca birisinin ortak olması şartıyla tek ortağın ortaklık sıfatını kaybetmesi diğer kişilerin de müdürlük sıfatını kaybetmesine yol açar(11).

Öte yandan, tek ortağın bir tüzel kişi (bir ticaret şirketi, vakıf, dernek, sendika vb.) olması halinde bu tüzel kişi ortak, kanun gereğince şirket müdürü olarak atanır. Hem şirketin tek ortağı hem de müdürü olan tüzel kişi, müdürlük görevini kendisi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler. Müdür olarak atanan tüzel kişi ile kendisi adına hareket etmek üzere belirlediği gerçek kişinin adı soyadı, yerleşim yeri ve uyrukluğu ticaret siciline tescil ve ilan olunur.

Peki, limited şirketin tek ortağı müdür olarak atanmadan, bu ortağa şirketin yönetim hakkı ve temsil yetkisi verilebilir mi? Bu sorunun cevabı, TTK’nın 623. maddesinin birinci fıkrası kapsamında olumsuzdur. Zira anılan hükümde şirket sözleşmesi ile şirketin yönetimi ve temsilinin, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği, en azından bir ortağın şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere, yönetim ve temsil yetkisi verilen kişilerin müdür sıfatını taşımaları gerekmektedir. O halde, müdür olarak atanmaksızın tek ortağa yönetim ve temsil yetkisi verilemez.

V- SONUÇ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre limited şirketlerin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirket sözleşmesi ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. Ancak, anılan Kanun’da bu konuda bir sınırlama getirilmiş ve en azından bir ortağın şirketin yönetim hakkını ve temsil yetkisini sahip olması gerektiği öngörülmüştür. Dolayısıyla, limited şirketlerde söz konusu yetkiler ve buna bağlı olarak müdürlük görevi tamamen ortak dışı üçüncü kişilere bırakılamaz; en az bir ortağın mutlak surette müdür olarak atanması şarttır.

Ancak, TTK’ya göre limited şirketler tek ortaklı olarak kurulabilmekte veya sonradan tek ortaklı hale gelebilmektedir. Tek ortaklı limited şirketlerde, doğal olarak tek ortaktan başka bir ortak bulunmamaktadır. Bu durumda, tek ortağın mutlaka yönetim ve temsil yetkisini haiz müdür olarak atanması, daha öz ifadeyle tek ortağın müdür olması zorunludur. Aksi takdirde, söz konusu olgu Ticaret Sicil Müdürlüğü’nce tescil ve ilan edilmez. Buna mukabil, tek ortakla birlikte, istenilen sayıda üçüncü kişinin müdür olarak atanması mümkündür. Mustafa YAVUZ* Yaklaşım / Nisan 2019 / Sayı: 316

*           Gümrük ve Ticaret Uzmanı

(1)         6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 14.02.2011 tarihli ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(2)         Mustafa YAVUZ, Tek Kişilik Anonim Şirketlerde Genel Kurul, Mali Çözüm, Ocak-Şubat 2014, S.121, s.153.

(3)         6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu, TTK’nın 1533. maddesiyle 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.

(4)         Limited şirketler tek ortakla kurulabilmekle birlikte, bu şirketlerde ortak sayısı elliyi aşamaz (TTK md. 574/1).

(5)         Mustafa YAVUZ, Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirketlerde Müdürlerin Atanma Usulü, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Temmuz 2012, S.103

(6)         Ünal, TEKİNALP, Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek Kişi Ortaklığının Esasları, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2011, s.413.

(7)         Nazlı KEÇECİ, Limited Şirketlerde Müdürler, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul 2017, s.23.

(8)         http://www.ito.org.tr/wps/portal/ticaret-sicil?initView=true (Erişim-28.02.2019).

(9)         Tek ortaklı limited şirketlerde, tek ortak yanında üçüncü bir kişi de müdür olarak atandığı takdirde, müdürlerden biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. Tek kişilik şirketlerde, tek ortak genel kurulun tüm yetkilerine sahip olduğundan (TTK md. 616/3), müdürler kurulu başkanının kim olacağına karar verme yetkisi de bu ortağa aittir. Tek ortak, kendisini müdürler kurulu başkanı olarak atayabileceği gibi müdür olarak görevlendirilen üçüncü kişilerden birine de bu görevi verebilir. Birden fazla müdürün varlığı halinde bunlar çoğunlukla karar alırlar. Eşitlik halinde başkanın oyu üstün sayılır. Şirket sözleşmesi, müdürlerin karar alması konusunda değişik bir düzenleme öngörebilir (TTK md. 624/3).

(10)       Ekrem ÖNCÜ, http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/ekremoncu/056/ (Erişim-28.02.2019).

(11)       İsmail Özgün KARAAHMETOĞLU, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Limited Şirketin Temsili, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2014, s.87

Hakkımızda

 ö z d o ğ r u l a r, Adana da 18.08.1988 tarihinde kurularak, Mali Müşavirlik faaliyetine başlamıştır. 

Sektöründe en iyi olma duygusu ile personeline "Kalite" bilincini yerleştirmeyi, Kalite Yönetim Sistemini sürekli iyileştirmeyi, müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı, amaç edinerek, 2003 Yılında, alanında Türkiye' de ilk olarak ISO 9001: 2000 Belgesi almıştır.

 

Mali Takvim

Öne Çıkanlar

  • Kısmi Süreli Çalışanların Sigorta Bildirimleriyle İlgili Yapılan Önemli Değişiklik I- GİRİŞ Çalışma hayatında daha çok part-time çalışma olarak ifade…
  • İşyerinin Devredilmesi Durumunda İşçilerin Kıdem ve İhbar Tazminatlarından Kim Sorumludur? I- GİRİŞ İşyerinin devrini; işyeri veya işyerinin bir bölümünün bir…
  • 1501 Sanayi Ar-Ge Destek Programına artık yalnızca KOBİ’ler başvurabilecek Büyük ölçekli firmaların öncelikli alanlarda açılan çağrılara başvurması Düzenlemenin amacı,…

Duyurular

Top